HORLAMA VE TEDAVİSİ

***Horlama nedir?

Uyku sırasında yüksek sesle solunum sonucu oluşan horlama uzun yıllardır çevreyi rahatsız eden sosyal bir problem olarak kabul edilmekteydi. Son 20 yılda yapılan çalışmalarda horlamanın sosyal boyutundan daha önemli ve kişinin bir çok sistemini bozan ciddi bir hastalık olduğu anlaşılmıştır.

***Horlamaya neler yol açar?

Hava akımının burun delikleri veya ağzın gerisinde engellendiği durumlarda oluşur. Yumuşak damak, küçük dil, dil kökü ve boğazın üst kısmı üst solunum yollarının büzülebileceği yerlerdir. Bu yapılar nefes alıp verirken birbiri ile çarpışarak horlama olarak adlandırdığımız seslerin oluşmasına neden olur.

***Horlama kimlerde görülür?

* Burun tıkanıklığı olan kişilerde (Burun kemiği eğriliği, burun etlerinin büyüklüğü, sinüzit)

* Boğaz kasları gevşek yapıda olanlarda

* Boyun anatomisi kısa olanlarda

* Dil kökü büyük olanlarda

* Bademciği ve geniz eti büyük olanlarda

* Yumuşak damağı ve küçük dili normalden uzun olanlarda

* Tiroid hormon bozukluğu olanlarda

* Erkeklerde, kilolu kişilerde ve ileri yaşlarda

* Alkol kullananlarda ve sakinleştirici ilaç kullananlarda daha sık görülür.

***Horlamanın belirtileri ve şikayetleri nelerdir?

- Huzursuz ve gergin uyuma

- Sabah dinlenemeden uyanma ve sabah baş ağrıları

- Gündüz uyuklama hali ve uyuma isteği

- Hafıza kaybı, konsantrasyon eksikliği ve dikkat toplayamama

- Çarpıntı ve hipertansiyon şikayetleri

- Sinirlilik, cinsel yetersizlik ve isteksizlik.

***Uyku apnesi nedir?

Horlamanın en ileri düzeyi, uyku apnesi (uyurken nefes durması) olarak bilinir. Uyku sırasında kişi, sık sık yüksek sesli horlamadan sonra belirli bir süre nefes alıp veremez. Bu durum, 10 saniyeden uzun sürerse ve bir saat içerisinde 5 defadan fazla olursa ciddidir. Burun ve sinüslerimiz solunumla aldığımız havanın nemlenmesini sağlar. Nemli hava daha fazla oksijen taşır. Ağız yoluyla soluyan kişilerdeki solunum havasının oksijeni daha az olduğu için; beynin ihtiyacı olan oksijeni tamamlamak için kalbin daha çok kan pompalaması gerekir. Apnesi olan insanların yarısında kalbin aşırı yorulmasına bağlı olarak yüksek kan basıncı ve kalp büyümesi oluşabilmektedir. Tıkayıcı uyku apnesi olan kişiler derin uyku uyuyamazlar, sabahları yorgun, halsiz ve baş ağrısıyla uyanırlar.

***Horlama tedavi edilebilir mi?

Günümüzde birçok hastada etkin olarak tedavisi mümkündür. Ağır horlayan kişi, ayrıntılı bir kulak burun boğaz muayenesinden geçmelidir. Uyku esnasında yapılan "uyku testi", kişinin horlamasının ve apnesinin sağlığını ne derecede etkilediğinin saptanması açısından önemlidir. Yetişkinlerde maske tedavisi, klasik cerrahi, laser cerrahisi, radyofrekans uygulaması günümüzde kullanılan yöntemlerdir. Bunlardan en kolayı radyofrekans yöntemidir.

***Radyofrekans yöntemiyle operasyonda nasıl bir yol izlenir?

Radyofrekans yöntemi ile burun etleri küçültülerek burun yolu ile rahat nefes alma sağlanabildiği gibi, horlamaya neden olan sarkmış yumuşak damak ve büyümüş küçük dil küçültülebilmektedir. Lokal veya genel anestezi ile 15-20 dakika süren bir ameliyatla burun etlerinin ve damak dokusu içine girilerek radyofrekans dalgaları verilmek suretiyle horlamaya yol açan dokular küçültülür; yumuşak damakta ve küçük dilde gerilme sağlanır. Uygulanması basit olan bu yöntemde bazen 2-3 seans gerekmektedir. Başarı oranı oldukça yüksek olan bu yöntemde hasta uyumu oldukça önemlidir.

***Radyofrekans yönteminin avantajları...

- Horlama tedavisinde en yeni ve en basit yöntemdir.

- Narkoz gerekmez.

- Kısa sürede uygulanabilir.

- Çoğu hastada sadece bir seans sonrasında horlama etkin olarak tedavi edilebilmektedir.

- Uygulama sırasında ve sonrasında kanama problemi çok nadirdir.

- Ameliyat sonrasındaki ağrı, diğer yöntemlere göre çok daha az görülür.

- H asta aynı gün evine gidebilir.

***Horlamasız bir yaşam için:

1-Kilo vermek, güçlü bir kas yapısına sahip olabilmek için düzenli bir hayat ve egzersiz programı uygulayınız.

2-Uyumadan önce, uyku ilaçları, sakinleştiriciler ve antihistaminik ilaçlardan kaçınınız.

3-Alkol ihtiva eden içeceklerden uzak durunuz.

4-Uyumadan 3 saat önce yemek yemeyi bırakınız.

5-Aşırı yorgunluktan kaçınınız ve düzenli uyuyunuz.

6-Sırtüstü yatmaktansa, yan yatmayı deneyiniz.

7-Yatağınızın baş kısmını ayak kısmından 15- 20 santimetre kadar yukarıya kaldırınız.

Rahat ve keyifli bir uyku dileğiyle……