BURUN KANAMASI

*** İnsanların yaklaşık %60'ı hayatının herhangi bir döneminde burun kanamasıyla karşılaşır. En sık çocukluk çağında görülmektedir. Kanamalar %90-95 burnun ön kısmında (Little bölgesi), %5-10'da arka kısımda görülür. Burun kanması kulak burun boğazın en sık karşılaşılan acil durumudur. Hafif sızıntı şeklinde olabileceği gibi çok şiddetli (masif) kanama şeklinde de olabilmektedir. Burun kanaması oluşumunda çevresel faktörler, lokal ve sistemik nedenler rol oynamaktadır.

*** Çevresel Faktörler: Soğuk ve kuru hava burun kanaması riskini artırmaktadır. Bu nedenle kış aylarında daha sık görülür. Ayrıca sigara dumanı ve irritan gazlarda burun mukozasında hasara neden olarak burun kanamasına neden olur. Ani basınç değişiklikleri de burun kanmasına neden olabilmektedir.

*** Lokal Nedenler: Travma burun kanamasının en sık nedenidir. Özellikle çocukluk çağında burunla oynama ve kazalar travma oluşturarak burun kanmasına neden olmaktadır. Burun orta bölmesindeki eğrilikler (septum deviasyonu), üst solunum yolu enfeksiyonları, kronik sinüzit, alerjik rinit gibi hastalıklar burun mukozasını kurutarak kanamaya neden olmaktadır. Dekonjestanlı ve steroidli burun spreyleri de burun mukozasını kurutarak kanamaya neden olmaktadır. Tüberküloz, sifiliz, sarkoidoz ve Wegener granülomatozis gibi granülomatöz hastalıklarda damar yapıları bozulduğu için kanama sık görülür. İnatçı pis kokulu akıntıyla beraber seyreden burun kanamalarında yabancı cisim ve tümör akla getirilmelidir.

*** Sistemik Nedenler: Hipertansiyon özellikle yaşlılarda burun kanaması nedeni olarak suçlanmaktadır. Fakat yüksek tansiyonun mu burun kanaması yaptığı yoksa kanama ile oluşan anksiyeteninmi tansiyonu yükselttiği bilinmemektedir. Hipertansiyonla beraber görülen kanamalar genellikle arka kısımda oluşur ve daha ciddi seyreder. Yaşlanma ile beraber damar yapısındaki sertleşmeler (arteryoskleroz) basınç değişikliklerine karşı direnci azaltarak kanamaya neden olmaktadır. Yüksek alkol alımı ve bazı ilaçlar (en sık ağrı kesiciler) pıhtılaşma mekanizmasını bozarak kanamaya meyli arttırır. Von Willebrand's hastalığı, Hemofili A, Hemofili B (Christmas hastalığı), Lösemiler, Multipl Myeloma, Trombositopeni gibi hastalıklarda ve Vitamin K eksikliğinde burun kanaması görülmektedir.

*** Burun Kanamasında Ne Yapılmalıdır:

** Öncelikle başımızı dik tutmalı ve kalp seviyesinden yüksekte olmasına dikkat etmeliyiz.

** Burnumuza mümkünse buzlu su yoksa musluktan bol su çekerek burun içini temiz ve soğuk hale getirmeliyiz.

** Kanama hala durmamışsa burun deliklerimizi sıkabildiğimiz en güçlü şekilde sıkarak 5-10 dakika beklemeliyiz (Yeterli basınçla sıktığımızı elimizi bıraktığımızda burun derisinin beyazlamasından anlayabiliriz).

** Gazlı bez ya da pamuk tamponlarla kanama bölgesine basınç uygulayabiliriz. Ancak kanama hangi tarata olursa olsun bu tamponu çift taraflı yapmakta yarar vardır.

** Tüm bunlara rağmen durmayan burun kanamalarında mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmalıyız.

*** Tedavi:

*** Tedaviye başlarken kanamaya neden olan nedenler sorulmalı ve kan kaybının ciddiyetini öğrenmek için kan sayımı yapılmalıdır. Ön kısımdan kaynaklanan hafif kanamalar kendiliğinden veya hafif bir baskıyla durur. Durmayan hafif kanamalarda gümüş nitratla veya elektrokoterle koterizasyon (yakma) yapılır. Yalnız çocuklarda mukozada beslenme problemine neden olabileceği için iki taraflı koterizasyondan kaçınılmalıdır. Mukozayı nemli tutacak nemlendiriciler ve çatlakları kapatmak için yumuşatıcı kremlerle tedaviye devam etmek gerekir. Buna rağmen durmayan ön bölge kanamalarında anterior tampon adı verilen tamponla ön bölme doldurulur. Arka kısımdan oluşan kanamalar genellikle büyük damarlardan kaynaklanır ve ciddi kanamalara neden olur. Bu hastarda kanamayı durdurmak için evvela anterior tampon konur. Anterior tamponla durdurulamayan kanamalarda posterior tampon adı verilen geniz tamponu konur. Endoskopun tanı ve tedavide uygulanmasının yaygınlaşması arka kısımda olan kanamalarda kanayan bölgenin görülerek koterize edilmesine yardımcı olmaktadır. Nadiren tüm tedavilere rağmen kanama durdurulamamakta ve hayatı tehdit edecek boyuta ulaşmaktadır. Bu hastalarda burun bölgesini besleyen damarlar yüzde veya boyun bölgesinde bağlanarak kanama durdurulur.